4 Ocak 2012 Çarşamba

üç günde üç film

Uzun süredir film izlemeye ara vermiştik, fırsat bulamıyorduk.Pazartesiden beri üç film izledik, bu arayı kapatmaya çalışıyoruz.Bakalım film menümüze:
 İlk filmimiz biraz eski bir film yani çok eski değil, 2007 yapımı.Çok iyi film olduğunu okumuştum da izleme fırsatını ancak bulduk.İngiltere'de geçiyor film, Rus mafyası, onlardan kaçmaya çalışırken ölen bir kız, kızın yeni doğan bebeği, o bebeğin ailesini bulmaya çalışan sıradan bir hemşire, mafyanın kirli işlerini yapan bir adam...Aslında kurgu felan çok yerinde, oyunculuklar müthiş.Hatta filmin sonlarında hamamda çırılçıplak bir suikast sahnesi var, vahşi ama kesinlikle muhteşem.Son kısımda işlerin aslı ortaya çıkıyor ama sonuçta iyi film.Oldukça beğendik.Viggo ne oynasa kabulumuz zaten.Onun için The Road'u bile izledim ben.O bizim Aragonumuz sonuçta.Bir de filmde Türk mafyası da var.Türk oyuncular oynamıyor ama Türkçe konuşuyorlar.Berber dükkanı'nı görünce afalladık ikimiz de.Bir de hemşirenin (N.Watts) annesini oynayan kadın o kadar Polat Alemdar'ın annesini oynayan kadına benziyor ki...Şaşırdık kaldık.



Gelelim diğer filmimize, Conan The Barbarian...Efendim bol kas, bol vahşet, bol kan...Büyülü, büyük güçler vaadeden bir maske var, onu aelde etmek isteyen hırslı bir adam Conan'ın babasını öldürüyor.Conan'ın yaşamasına izin veriyor, o da ülkeyi terk ediyor.Geri döndüğünde babasının katilini arıyor.Türlü olaylar, kemeler, biçmeler...Adam da meğer bir saf kan arıyormuş maskenin gücünü etkinleştirmek için.O kızceğizi de Conan buluyor, koruyor, kızımız da keşişim felan demiyor, gönlü bizim Conan'a kayıveriyor, Dam üstünde saksağan duran aşk sahnelerinden sonra , az laf çok kılıç diyerek, vuruyor Conan, kırıyor, öldürüyor, öcünü de alıyor.Maske, büyücü kız, dev ahtopot canavar felan etki etmiyor Conan'a.Kötüler ölünce, Kızı evine bırakıp, yoluna devam ediyor Conan.Devamı gelebilir.
Filme gelirsek vakit geçirmek için izlenir.Yoksa gerek yok, zaten binlerce benzer film var piyasada.

Son filmimiz de Türkçe adıyla Patrondan Kurtulma Sanatı:)))Üç arkadaş, işlerinde güçlerindeler ama birinin patronu hırslı azimli bir deli.Bir türlü onu terfi ettirmiyor.Deli gibi çalıştıryor.Diğeri bir dişçinin yanında çalışıyor ama onun patronu da ona cinsel taciz uyguluyor.Nişanlısını aldatmak istemeyen arkadaşımız için çok zor bir durum.Afişte son görülen arkadaşın ise patronu dünya iyisi bir adam.Ya da adamdı çünkü ölüyor.Yerine geçen oğlu ise esrar kullanan kadın ve içkiden başını kaldıramayan kendini düşünen bir bencil.Bu üç arkadaş işlerinden istifa edemeyecekleri için patronlarından kurtulmaya çalışıyorlar.Acemilikler, beceriksizler.Komedi de burda başlıyor.
Filmin başları sıradan ilerliyor ama olaylar devam ettikçe bayaa bayaa gülüyorsunuz.Özellikle cinayet işlemeye karar verip eyleme geçtiklerinde çok çok eğlenceli bir hal alıyor.Çok beğenerek, gülerek izledik.
Fİlmin kadrosu da müthiş zaten.Colin Farrell kel haliyle çok komik, Jennifer Aniston cici kız değil, baya erkekleri taciz eden bir yelloz, Kevin Spacey ise tam bir piskopat.Jason Bateman'ı severim, Charlie Day ise It's Alwasy Sunny In Philadelphia'dan bilinir ve sevilir.Bir de Jason Sudeikis var.Güzel kadro güzel film.

2 yorum:

  1. patrondan kurtulma sanatı süperdi, gülmekten yerlere yatırır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet biz de çok gülmüştük!

      Sil

Fikr-i şahaneniz için çok müteşekkirim efeniim:)))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...