19 Şubat 2012 Pazar

filmkolik im filmkolik sin filmkolik

34.The Green Hornet: Süper kahraman filmlerini severim ne yalan söyleyeyim.Bu film de onlardan ama aksiyonun yerine komediyi koymayı seçenlerden.Hafiften de dalgasını geçiyor bu filmlerin klişeleriyle.Yani biraz süperman, biraz Bataman biraz da spiderman etkisi bariz.Babasının gölgesinde kalmış, ona yetememiş, zengin ama parti yapmaktan başka bir becerisi olmayan bir Seth Rogen'imiz var.Babası ölünce onun yerine geçip hem gazatesini hem de parasını yönetmek zorunda kalıyor.( Gazetecilik bariz Süpermen göndermesi) Fakat şehirde suç oranı artmaya başlıyor, buna göz yuman yöneticiler felan var( Batman ve Gotham city) Bu da süper zeki ve dövüş sanatları ustası yardımcısının yardımıyla geceleri kostüm giyerek suçlularla mücadele ediyor, Batman gibi çeşit çeşit arabası ve bilumum alet edavatı da var tabii.Bir ara işler sarpa sarıyor, yardımcısı ve arkadaşıyla arası açılıyor ama sonra kötüleri yenmeyi başarıyor.
Komik olma amacında olan, yer yer komik olup çok uzun olduğu için ( yaklaşık 2 saat sürüyor, gereksiz uzun) sıkan( ben arada çay koymaya, makineyi kapatmaya felan gittim) bir film.Cameron Diaz, James Franco felan da filmde ama az varlar, isimler sizi kandırmasın.Yalnız Christoph Waltz'ın kötü adam kompozisyonu gayet başarılı.


35.Red State: Bu film değişik bir şeyler arıyorsanız ilginç gelebilir size.Öncelikle Amerikan yaşantısının çok farklı bir boyutunu işliyor.Güllük gülistanlık, komik eğlenceli bir film değil.Çok sert ve poiltik bir film.Çoğu Hollywood filminde gösterilmeyen bir Amerikan kasabasında aşırı ve oldukça radikal bir kilise, bu kilisenin aynı aşırılıktaki papaz ve mensupları.İşi kendilerince dinsiz ve yobaz olduklarını düşündükleri insanları öldürmeye ve cezalandırmaya kadar götürmüşler.Beyinleri o kadar yıkanmış ki onların bu halini görünce korkmadan edemiyorsunuz.İnsan hala yeryüzündeki en tehlikeli silah.Film üç genç çocuğu ele geçirip, onları öldürmek için ayin düzenlediklerinde başlıyor.Tabi ajanlar kilisenin sahip olduğu çiftlik evini kuşatıyorlar ve silahlı çatışma başlıyor, Bir ajanın gözünden olaylar ve bu süreç anlatılıyor.Güvenlik güçleri de masum değil çünkü evi ve evdeki çoluk çocuk herkesi yok etme talimatı alıyorlar.
Dediğim gibi farklı, laylaylomsuz, aşksız meşksiz bir film izlemek isterseniz Red State iyi bir alternatif olabilir.


36.The Lincoln Lawyer: Eğer Amerikan hukuk sistemini , jüri-hakim-savcı-avukatları, "- itiraz ediyorum,-itiraz kabul edilmiştir" konuşmalarını seviyorsanız bu filmi izlemelisiniz.Ben de severim bu tarz filmleri.Bir kere iyi çekilmiş bir film, özellikle müzikleri harika(önemli jazz ve rap şarkıları çalıyor film süresince).Bir avukatın müvekkilini savunurken düştüğü çıkmazı anlatıyor kısaca.Çünkü bu kez saf kötülüğü savunduğunu görüyor.Avukat-müvekkil ilişkileri olduğu için polise hiç bir şey anlatamıyor.Ama daha önceki davalarının birinde suçsuz olduğu halde suçu itiraf ettirdiği ve böylelikle idamdan kurtardığı eski müvekkilinin cinayetini aslında savunduğu adam tarafında işlendiğini anlıyor.Bundan sonrası ise bunu ortaya çıkarmak için harcadığı çabayı anlatıyor.
 Başrolde Matthew McConaughey var.Lincoln marka bir arabası var da filmin adı da ordan geliyor.Marisa Tomei, Ryan Phillippe, William H.Macy, Josh Lucas ...Bu tür filmleri seviyorsanız kaçırmayın bence.

2 yorum:

Fikr-i şahaneniz için çok müteşekkirim efeniim:)))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...