15 Mart 2012 Perşembe

film film film

37.Texas Killing Fields: Bu bir polisiye film, ülkenin en "Amerikan" şehrinde ardı ardına işlenen cinayetleri çözmeye çalışan biri oralı biri de NewYork'tan gelme iki polisin filmi aslında.Gencecik kızlar ardı ardına kayboluyorlar, polis iz üzerinde.Şüphelendikleri, takip ettikleri de var ama henüz iz üzerindeyken ailesiyle sorunları olan küçük bir kız da kaçırılıyor.Bu kızı tanıdıkları için arşatırmalarını hızlandırıyorlar.Tüm ipuçları uçsuz buçaksız, kimsenin olmadığı tarlalara kadar sürüyor.Tabi bu iki ortak zaman zaman anlaşmazlığa da düşüyor.Her Amerikan polisiye filminde olduğu gibi burda da polislerimiz birbirinin tam zıddı;biri inançlı bir aile babası, diğeri ise yeni boşanmış sorunlu biri.Fakat sonunda ortak hareket etmenin yolunu buluyorlar.
Yanlış anlaşılmasın bir aksiyon filmi değil.Texas'ın havası gibi durağan, sıcak ve devinimsiz.Olsa olsa gerilim polisiye filmi diyebiliriz.Bu sebeple hız arıyorsanız sevmeyebilirsiniz.Ama gerim gerim gerilmiyorsunuz da.Korku filmi sanıp izlemeye başlamıştık, o hiç değil.Ama zaman kaybı da değil.
Sam Worthington, Jeffrey Dean Morgan and Chloë  Moretz oynuyor filmde.

38.Traitor: Adından yola çıkarak kimin kime hainlik edeceğini merak edip izleyelim dedik.Aslında güncel bir konusu var, canlı bomba kullanarak saldırılar düzenlemeye çalışan radikal islamcılar, bu uğurda kandırılan insanlar, bu teröristleri yakalamaya çalışan FBI ve diğerleri, en nihayetinde de gerçek samimi müslümanlar.Bu konuları izlemeyi seviyorsanız filmi tavsiye edebilirim.Çünkü bakış açısı tüm müslümanlar teröristtir değil.Hatta gayet nötr bir tavır sergilemeye çalışıyor, ajanların birinin ağzından tüm dinlerde radikaller var, sözü bile çıkıyor.Yani olması gereken tarafsız bakış açısına sahip.Yer yer yerinde tespit ve eleştiriler de var.Polisiye ve aksiyon yönü biraz zayıf filmin;entrika, siyaset kısmı da öyle.Ben ne ilginç bağlantılar felan da kurmuştum, Samir'in babasını da bu adam öldürmüştür felan dedim ama film o boyutlara gitmedi.Gerçi iyi de oldu, biraz gerçekçilikten uzak olurdu.
Bir bütün olarak bakınca havada kalan, eksik kalan yönleri de var; ama izlerken sıkmayan, izlettiren, İslamı kötü gösterdiği için baştan kendinden soğutan bir film değil.Don Cheadle, Guy Pearce var.Biz sevdik uzun lafın kısası.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikr-i şahaneniz için çok müteşekkirim efeniim:)))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...