18 Eylül 2012 Salı

Noir Desir - Le Vent Nous Portera

Blogun istatiklerini zaman zaman kontrol ediyorum, hepimiz gibi.Geçen hafta birileri bu şarkının kime ve nasıl yazıldığını merak etmiş; Google'a yazmış doğal olarak.Buraya kadar bir sıkıntı yok, ama ne hikmetse Google o kişileri benim bloguma yönlendirmiş.Ne alaka demedim ve madem aranıyor bu konu, bu işe bir el atayım dedim.

Şarkı muhteşem, klip olağanüstü.
Ben Fransızca bilmem, pek de sevmem yani.Zor bir dil gibi gelir hep.Fransız filmlerini bile izleyemem bu yüzden.Ama bu şarkı öyle mi?Bana Fransızca'yı bile sevdirir.Zaten yarın yamalak "le mö no portuaaarrr" gibi saçmasapan bir şekilde söylemeye çalışıyorum, ki durumum içler acısı....
Şu bir gerçek ki bambaşka bir şarkı; insanı alıp bambaşka yerlere götürüyor; onlarca yıl sonrasına ulaşacak, zamansız ve evrensel  bir parça.
Klip de insanın yüreğinin tam ortasına oturuyor.Annesiyle plaja giden bir çocuk, hava pırıl pırıl, çocuk oynuyor, annesi onu seyrediyor sevgiyle...Ama birden değişiyor her şey; bir kum fırtınası çıkıyor nerden geldiği belirsiz; anne bakıyor bakıyor oğlunu göremiyor, o çaresizlik...Eli kolu bağlı kalmak...Annenin çırpınışları...
Klibi izlerken burnunuz sızlıyor, ben ne kadar da izlesem bu histen kurtuluş yok, burnumun direği sızlar, gözlerim dolar....
İşte şarkı bu:

Evet gelelim şarkıya ve gruba.Noir Desir Fransız  bir rock grubu, bu şarkı her ne kadar pop gibi dursa da.Çok eski bir grup 1985'te kurulmuşlar.Noir Desir kara arzu demek sanırım, ya da ona yakın bir anlamı var.Şarkı 2001 yılından baya eski ama dedim ya eski ama eskimiyor."Rüzgar bizi götürecek" anlamında, bir aşk şarkısı değil yani.

Şarkıdaki şahane ses grubun solisti Bertrand Cantat'a ait.Duyduğum en güzel erkek seslerinden.
Şarkının kime yazıldığını bilmiyorum ama grubun akibetini ya da solistin yaşadıklarını anlatabilirim.
Bertrand Cantat ünlü bir Fransız aktrisle birlikte, Marie Trintignant.

Fakat bu aşk biraz sorunlu bir aşk; kıskançlık, kavga, tutku, ego...Tabiki de uyuşturucu.Kavgalarıyla ünlü çift en son kavgasını bir otel odasında yapıyor, tabiki yüksek miktarda uyuşturucu bünyelerindeyken.Kavga sözlü başlayıp fiziksel şiddete dönüşüyor.Sabah B.Cantat uyandığında sevgilisinin cansız bedeniyle karşılaşıyor.
Uzun sözün kısaca sevgilisini döverek öldürüyor, ifadesinde olayları hatırlamadığını, uyuşturucunun etkisi altında olduğunu söylemiş.2003'te yargılanıp cezaevine konuluyor, 8 yıl ceza almış ama 2007'de şartlı tahliye oluyor.
Grubun bu dönemde müzik yapmadığını söylemek gerekmez ama B.Cantat çıkınca da işler yolunda gitmiyor ve grup dağıldığını açıklıyor.
Sonuçta olan olmuş, ölen ölmüş.Sayısız şahane şarkılar yaratabilecek bir grup dağılmış.Billur bir ses artık cinayet işlemiş bir katil olarak damgalanmış....
Bilemiyorum, yazık diye düşünüyorum.

Şarkının anlamı da böyleymiş:( ben çevirmedim ama - yanlışım varsa düzeltiniz )
RÜZGAR BİZİ SURUKLEYECK

Yoldan korkmuyorum
Tadına varmak, görmek gerekecek
Göğüs boşluğunda zikzaklar
Ve herşey iyi olacak
...orada

Rüzgar bizi taşıyacak
Büyük Ayı'ya mesajın
Ve yarışın yörüngesi
Kadifeden, yumuşak kısa bir an
Hiçbir şeye yaramasa da
...git

Rüzgar onu götürecek
Herşey yokolacak ama
Rüzgar bizi taşıyacak

Okşayış ve mermiler
ve bu felaket bizi çekip duran
Başka günlerin sarayı
Dünün ve yarının

Rüzgar onları taşıyacak

Omuzdan geçmiş genetik
Atmosferdeki kromozomlardan
Galaksilere giden taksilerden
Ve benim uçan halım der ki

Rüzgar onu götürecek
Herşey yokolacak ama
Rüzgar bizi taşıyacak

Ölü yıllarımızın bu kokusu
Birgün kapını çalabilir
Kaderlerin sonsuzluğunda
Biri ortaya konur, peki karşılığında ne alıkonur?

Rüzgar onu götürecek
Deniz yükseldiğinde
ve herkes kendi hesabını yaptığında
Gölgemin derinliklerine
Senin tozlarını götüreceğim

Rüzgar onları taşıyacak
Sen yokolacaksın ama
Rüzgar bizi surkleyecek

2 yorum:

  1. hatırladım bu şarkıyı cnm, solistin başına gelenlerde ne kötü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet öyle güzelim, hayat işte!

      Sil

Fikr-i şahaneniz için çok müteşekkirim efeniim:)))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...