29 Haziran 2012 Cuma

Yazlığa doğru

Bu akşam annemlere gidiyoruz.Haftasonu yazlık modunda olacağız...Buralarda yokum yani:)

Dert, tasa, iş, güç,telefon ve internet yazlık modunda "off" durumda.

Herkese keyifli haftasonları :)))



Ezgi'ye Hediyelerim

Bir önceki yazımda değindiğim gibi Ezgi'ye hediyesini verebilmek için senaryomu hazırlamıştım.Haftasonu verecektim, biz eve geri dönmeden ya da biz gittikten sonra bulacaktı paketi.Tabi paketi tekrar elden geçirecektim, süsleyecektim, yazılar yazacaktım falan.
Ama elinde hediyesiyle gelince daha fazla dayanamamıştım.

Olsun bu sene de böyle olsun:)))

İşte benim hediyelerim:
Öncelikle Batik!

Bu sene basma modası var sanırım.İri güllü bu etek şimdi Ezgi'nin

T.box baya konsept değiştirmiş.Ama eğlencesi hala bol

Hediye paketimiz

Bu da plaj elbisesi, gerçi ben Ezgi'ye bunun başka rengini almıştım, bu kendime aldığım ama sanırımfotoğrafını çekmemişim.

28 Haziran 2012 Perşembe

Ezgi'yle hediyeleşme etkinliğimiz

Benim doğumdünümde Ezgi uzaktaydı; Ezgi'nin doğum gününde ben dolayısıyla...
Uzaktan telefonlaşarak kutladık, kutlamıştık.

Aslında benim kocaman bir kutuyu doldurup taaaaaaaaaaaaaaaa TAtvan'a gönderme planım vardı ama adres konusu biraz muğlaktı o yüzden kutu fikrini rafa kaldırmıştım.
Ama şu tesadüfe bak ki benim kuzuzcum sevebileceğimi güşündüğü minnaklardan şahane bir kutu hazırlamış bana.....

Dün bize geldiklerinde verdi hediyemi....
Tabi ben de haftasonu özel bir atraksiyonla verecektim onun hediyesini ama dayanamadım ben de hediyeledim Ezgi'yi.Böylece annem huzurunda karşılıklı hediyeleştik.
Bu Ezgi'min kendi küçük ama içerisi kocamannnnnnnnnn hediye kutusu:

orjinal kutusu


İçerisinde neler var neler!

Magnatic oje

Açık renkler

Koyu renkler



Parfümlü ojeler


kalem farlar

Dudak koruyucular

Aseton

kremler

Daha neler neler?

Siz benim bebeklerimsiniz:)))))

Benim Ezgi'ye hediyelerim ise sonraki postta :)))

Rüzgar'a doğru çekilişi

BU çanta için tıklıyoruzzzzzzzzzzzzz.
http://ruzgaradogruu.blogspot.com/2012/06/o-zaman-5-cekilis-baslasn.html


27 Haziran 2012 Çarşamba

Ezgicim geldi!

Dün taaaaaaaaaaaaaaaaaaa Tatvan'lardan, taaaaaaaaaaaaaaaaaa 26 saatlik yolu aşıp geldi Ezgi.
Bizim ailenin  en tatlısı, canı, ciğeri, bitaneciği yaklaşık 5 aydır evinden, bizden, annesinden, babasından, abisinden ve ablasından uzaktaydı.Gurbet nedir, ben de bilirim.Koca 4-5 ay geçer de son bir hafta hele hele son bir gün hiççççç geçmez.Saatler çakılır kalır, günler uzar...
İşte bu sıkıntılar geride kaldı.Ezgicim bize, biz Ezgimize kavuştuk.
Annemler de direk yazlığa geçmeden önce buraya uğradılar.Sarıştık, sarmaştık...
İnsan sevdiklerini hep yanında istiyor.Benciliz oldukça!
Ben de ablasının şerefine akşam yemeğine çağırdım annemleri.Balkonda maaile aşkam yemeği yedik.
Neler pişirdim kısmına giremem sanırım çünkü elimde fotoğraf yok nerdeyse.
Ezgi'nin çok sevdiği domates çorbası, Actifry'da kanat ve pilav vardı.Ama ortaya cacık, taze fasulye tarator, bol domatesli bamya, köz patlıcam salatası ve enginar dolması vardı.

Ailecek yenilen yemeğin keyfi sanırım ne yediğinle hiç alakalı değil.



25 Haziran 2012 Pazartesi

Butlu bezelye

Bu yemeği yeni keşfettim ve hemen baştan söyleyeyim bu yemekte bir gram dahi olsa yağ kullanmadım.Yemek kendi yağıyla pişti.Çokkkk ama çokkkkk lezzetli oldu, yemeğe doyamadık o derece yani!
İşte tarifim ve işte malzemeler:
Kişi başına bir tavuk budu (bize 2 tane mesela)
İsteğe göre bezelye, patates, biber, soğan, sarımsak
Üzerine dereotu

Hiç aceleye getirmeyeceğiz yalnız baştan uyarayım.
Yanmaz yapışmaz tenceremize tavuk butlarımızı yıkayıp koyuyoruz.Ocağın en kısık ateşine koyuyoruz tencereyi ve pişmesini bekliyoruz.Tavuklar önce sularını salıyor sonra sularını çekiyor ve yavaş yavaş kızarmaya başlıyor.Çıtırtılar geldiğinde öbür tarafını çeviriyoruz.
Yağ koymadık ama tekrar belirteyim.
Butları öbür tarafını çevirdiğimizde biraz pişmesini bekleyip sebzelerimizi butların üzerine serpiyoruz ve yine kısık ateşte sebzeler pişinceye kadar ocaktan almıyoruz.En sonda da baharatlarımızı ve kıyılmış dereotunu ekledik mi, ooooh tamamdır.
Ben hiç su da koymadım, siz isterseniz ekleyebilirsiniz.

Sonuç budur efenimmm:
sunuma biraz daha çalışsam misafire bile ikram ederim.

Çekiliş haberi



Ben katıldım, katılmak isteyen varsa Serap'Tan hediye çekilişine buyrun efenim!

24 Haziran 2012 Pazar

Dondurma nasıl kalorilendirilir?

Efendim bugünkü konumuz bu?
Zaten bol kalorili olan dondurmayı daha da lezzetlendirip kalori bombardımanına dönüştürüyorum.
Tabi her zaman yenmez ama canınız keskin bir lezzet aradığında, çikolata krizine girdiğinizde uygulanabilecek bir yardım çağrısı olabilir sadece.Ya da benim durumumda eşimin yolculuğunun bitmesi için dua ederken size moral verebilir :))
Uyarı:Yüksek kalori içerdiğinde her zaman yapılmaması rica edilir.

Şöyle yapıyoruz:
Her marka, çeşit dondurma ( benim elimde şu an Carte D'or Fındık Rüyası var)
Eti Brownie
Eti Hoşbeş( çikolata kaplı olan)

Şöyle kocaaaa bir kaseye - tekrar belirteyim dondurma kupu demedim, kocaman çorba kasesi)
önce brownie'yi koyup üzerine bolca dondurma boca ediyoruz.Hoşbeşlerle de süslüyoruz.
Sonra da afiyetle yiyoruzzz.Kardeşime de benimle, ona da hazırladım artık!




23 Haziran 2012 Cumartesi

ojelerden

Ojemiz yine Flormardan, ışıltısız bir oje; aslında bordoya kaçan kahverengi gibi bir rengi var, yine koyu ve yine bordo tonları...Nosu:076






22 Haziran 2012 Cuma

Benden kısa kısa!

Az önce kocamı yine bir eğitim semineri için İstanbul'a gönderdim...
Birini yolcu ederken zaman nasıl da hızlı akıyor değil mi?Yetmiyor saniyeler vedalaşmaya...Ya da dakikalar hızl akıyor gitmeden önce arkasından bir daha baksın isterken...


Sevmiyorum, sevmem de imkansız zaten...Biz yanyana olmalıyız her yerde, el ele gitmeliyiz her yere...
Geldim, gördüm ve yolcu ettim.O kadar hızlı gelişti her şey...
Elimde kocaman br ev dolusu sensizlik var...
Hava "tek"lik kokuyor.
Benim solumayı unuttuğum; tadını , rengini, dokusunu bilmediğim bir şey bu...
Alışmadığım..Alışamayacağım..
Oturduğun yere kayıyor gözlerim, kırlentlerin duruşu senin bıraktığın gibi...
İki koca gün...Üç uzun gece...Yanımın boş olduğu saatler...
Şimdiden özlediğim nefes...

Sevmiyorum uzaklıkları, sevdiğim herkes gözümün önünde olmalı...
Yanımda, yanı başımda...
Sen...En sevdiğim!Senin yerin benim yanım.

Aslında bu ilk değil ama ilk olmaması üzülmediğim üzülmeyeceğim anlamına gelmiyor.her defasında da ben aynı dozda yaşayacağım bu uzaklığın acısını.Bu kez bir haftasonu dolusu özleyeceğim Ege'yi.
Kardeşim bana candaşlık edecek.Saatlerin çabuk geçmesi için tek tek sayacağım.
Pazar akşamı evine sağ salim geldiğinde işte o zaman benim baharım, bayramım, şenliğim olacak..
O zamana kadar Allah korusun, esirgesin seni...


Eşim!Sensin benim her şeyim!


Pazar günü Ezgi'nin gelişiyle çifte bayram yapacaktık ama onun gelişinde de bir kaç günlük rötar olacak...Üzüldüm üzülmesine ama sanırım şöyle düşünmek lazım.Allah kavuşmasız ayrılıklar vermesin.Ha yarın, ha üç gün sonra, ha bir hafta.Sonunda kavuşmak var ya!

21 Haziran 2012 Perşembe

Yeni babetler!

Sabahları beni okula eşim bırakıyor ama dönüş yolu bana yaya olmak düşüyor.Ben memnunum da bu durumdan, yürüyüş yapmış oluyorum en azından.Ama ayakkabı önemli bir sorunsal teşkil ediyor.Eskiden okulum evin dibindeydi resmen.Tüm topuklularımı rahatça giyordum ama şimdi giyemiyorum.
Beni ancak babetler paklıyor arkadaş.
Bu sezon bir buçuk babet eskittim bile.O yüzdendir ki yeni babetlere ihtiyacım var.Ben de bu ihtiyacı kazanca çevirdim tabiii.
Deichmann o açıdan çok ilginç bir mağaza.
Bazen harika şeyler buluyorsun, bazen de geze geze hiç bir şey bulamıyorsun.Ben senede bir tane zevkime göre güzel bir şey bulmuşumdur.Ama bıkmadan da girer gezerim.Ne olur ne olmaz diye...
Bu kez çiçek desenli biri siyah diğeri de pembe iki babetin numaraları olmayınca elim bu janjanlı babete gitti.
Aslında hiç huyum değildir böyle renkli şeyler giymek, özellikle ayakkabıda ama almış bulundum işte.Biraz da indirim var sanmıştım ben %50 ama yokmuş gerçi de.Neyse en azından çok rahat.Fiyatı 49.90 oluyor!



Yok yaaa, sevdim ben bunları...

20 Haziran 2012 Çarşamba

Yalancıktan İskender

O kadar yalancıktan ki gerçeğiyle ilgisi alakası yok...Yaptığım yemeğe bir isim vermek gerekti diye öyle uydurma bir isim koydum.Hani içinde ekmek, döner ve yoğurt var da o yüzden yalancıktan dedim...
Muhteşem İskender kebapıyla uzaktan yakından ilgisi yok, İskender'den özür diliyorum.
Değiştirip farklılaştırıp siz de yapın ama ismi uyduruk ama lezzeti baya güzel oldu...
Marketten hazır tavuk döner alıyoruz

Tereyağlı salçalı sosu hazırlıyoruz

tabi yoğurdumuz da hazır.

pideyle de yapıcam ama bu kez tost ekmeklerini kızartttım, küp küp kestim.Tost ekmekleri kepekli bu arada!

kızarmış ekmeklerin üzerine yoğurdu döktüm

en sonunda dönerleri ve salçalı sosu ekleyip domatesle süsledim.
Değiştirmek ve farklılaştırmak size kalmış.Deneyin, en fazla 10-15 dakikanızı alıyor ve muhteşem oluyor!
Afiyet olsun!

19 Haziran 2012 Salı

Klimasız olmuyor!

Hatırlarsanız daha önce şu yazımda size klima konusunda yaşadığımız kararsızlığı yazmıştım.Klima almak istiyoruz da ne alalım diye de size sormuştum.

Aslında Mitsubishi, Sharp, Daikin, Toshiba hepsi iyi markalar, az yakıp güzel serinletiyorlar.Ama içlerinden birinde karar kılmak çok zordu.Gerçi bu işler genelde şans işi oluyor ama biz yine de genel kanıya ve bizim gönlümüzden geçen Mitsubishi'de karar kıldık.

Ha daha bitmedi tabi, bilenler bilir, iki Mitsubishi var; biri Mitsubishi Electic ki bunu KlimaPlus getiriyor; diğeri Mitsubishi Heavy Ind. onu da İklimSa getiriyor.
Gel de çık işin içinden deyip, bu kez iki Mitsubishi markasını karşılaştırmak gerekti, forumlarda da gezdim, ne öğrenebilirim diye, iki markayı da tek tek rakamlarıyla karşılaştırdım.
Sanırım bu şirket iki kardeşe aitmiş, sonradan ayrılınca iki farklı marka olarak devam etmişler yollarına.Electic klima üzerine yoğunlaşmış ve Japonya'da faaliyet gösteriyor.Diğer Mitsubishi ise her alanda faaliyet gösteriyor.Forumlardaki tartışmalarda biri o iyi diyor, biri diğeri.Rakamlar arasında da çok fark olmayınca biz İklimSa olması ve burdaki satıcıyı iyi tanıdığımız için Heavy'de karar kıldık.

Modeli : Mitsubishi Klima DXK12Z3S

Eşim kafaya birşey takmaya görsün, anında o işi halletmeden rahat etmez.Dün sabahtan okula gittim önce, eşim beni aradı klima aldık diye, eve gidip klimacıları beklemeye başladım.Kardeşim geldi sağolsun.Klima takılırken benimle kaldı.Sonra montajı yapacak servis geldi.İyi güzel hoş da,duvarı delerken balkonun gider su borusunu da deldiler.Ege'ye anlatınca durumu o da eve gelmek zorunda kaldı apar topar.


Servis gayet rahat, bir şey olmazmış.E bizim suçumuz ne?Bir şey olmaz diye başından savdı bizi sözde, neyse sonra elektrikçi geldi, slikonladı, alçıladı, birşeyler yaptı.Bizim içimizde bir kurt var hala ama bakalım.İnşallah sorun olmaz, yaşarmaz, nemlenme yapmaz.
Onun dışında serin serin ilk akşamımızı geçirdik klimamızla...Kendisini çok sevdik.Bir sürü iş de yapıyor serinletmek dışında, kullanma klavuzunu okumaya başladım da.


Ama bu sıcaklarda tek söyleyebileceğim:
Klima yüzyılın icadı!

Bugün neler öğrendim mimi

Öğrenmenin yaşı zamanı yok, bundan mütevellit Bricit'in bu mimini güle oynaya cevaplıyorum...

Bugün neler öğrendim?

Öğretmen arkadaşlarımdan F....'in Çayeli'ne seminere gideceğini, A...'ın azıcık sağlık sorunları olduğunu öğrendim.Birine çok sevindim tabiii, A için ise endişelendim.

Sabaha zaten kara haberlerle başladık tüm Türkiye olarak.Şehit haberlerini duydukça içim acıdı.Ailelerine, sevdiklerine dua ettim.

Hasan iş görüşmesine gitmiş, yine olumlu gelişmeler var; sevindim onun adına.

Ezgicim evine erkenden dönüyor, işte buna çok sevindim,gerçi bu haberi dün almıştım ama olsun.

Yeni klimamızın özelliklerini öğrendim.

Okuldan arkadaşlarla yeni bir yere gittik, oranın varlığını öğrendim (ismini unuttum ama bak şimdi!)

Diziler sezon finaline giriyor.Mesela "Öyle bir geçer zamanki"de Ali kaptan gidiyor-muş, Aylin doğumda ölecek-miş.Osman da yeni sezonda olmayacak-mış.

Johnny Depp'len Vanessa Paradis ayrılmış.

Dünyamdan, yurttan ve dünyadan son gelişmeler böyle!

Aranızda var mı "Bugün ben çok şey öğrendim." diyen?

Başımız Sağolsun!


Konuşsam tesiri yok, 

Sussam gönül razı değil...

                                        (Fuzuli)


18 Haziran 2012 Pazartesi

Dondurmaaaa!

Bizim burda marketin biri Algida dondurmalarına dondurma kupları bantlamış, yani "dondurmayı bizden alın, dondurma çanağınız bizden" gibisinden bir kampanya yapmışlar.
Eeee biz zaten su gibi dondurma tüketiyoruz bari kupumuz olsun dedim...
İşte dondurmalarım ve çanaklarım:




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...