30 Kasım 2012 Cuma

Kasım FotoĞrafları-son


          
Kasım 23 - Anahtar.Bu sevimliler kardeşimin hediyesi


 Kasım 24 - Yün.Patik mevsimi açılmıştır.


Kasım 25 - Ağaç.Fotografa kenarından girmiş.Gözüme güzel geldi.


Kasım 26 - Köpük.Kahve köpüğüüüü tabisi.


Kasım 27 - Huzur.Ailecek yenen yemek öncesi, yemekleri ve masayı hazırladıktan sonra misafirleri bekleme huzuru.

Kasım 28 - Zaman.Gece her şehir güzeldir bence.


Kasım 29 - Kış.Montlar fora.


Kasım 30 - Lezzetli.Baba kavurması.Şahane.

29 Kasım 2012 Perşembe

Ersağ Roll-on

Malum blog okuya okuya insan bazı konularda bilinçleniyor.
Ben mesela alüminyum meselesini bloglar sayesinde öğrendim.
Neymiş o derseniz, özellikle roll-on tarzındaki ter önleyicilerdeki alüminyum koltuk altındaki gözenekleri tıkadıkları için hastalıklara özellikle o en fenasına davetiye çıkarıyormuş.
E ben de artık bakıyorum içeriklerine roll-on alırken.

Ersağ markasını okulumuzdaki bir öğretmen arkadaş temsilcisi olduğunda tanıdım.Doğal içerikli olduğu iddasında.Amway'ın yerli sermeyisi diye düşünün.
Ben de roll-on sipariş verdim, içeriğinde alüminyum yok diye.Performansını sonradan paylaşırım.
Kokusu fena değil, unisex bir ürün, işe yarayı yaramadığını da kullanıp görücez.

Ersağ kullanan  var mı?

 Ha bu içindekiler kısmında yazanları biliyor musun derseniz, yok valla haberim.Ben bir tek alüminyum ve paraben bilirim zararlı deyü!


28 Kasım 2012 Çarşamba

En Son Okudum?

Ne zamadır kitaplardan bahsetmişliğim yok!
Nassıl olur nassıl?
Hemen yaza uzanıyoruz ve hemencecik okuduğum bir kitabı mevzubahis ediyoruz.
Kitabımız İskender, yazarımız Elif Şafak.
Biraz geç okuduğum bir kitap, okuyanlar çoktur sanırım çünkü çok konuşulmuştu.Malum Elif Şafak bilinen bir isim, hele kitabın kapağında erkek kılığına girince en çok bu yönüyle basında çok yer almıştı.
Mahrem ve Pinhan'ı okumuşluğum vardı daha öncesinden.
Gelelim bu kitaba, ben ki bayaaa hızlı kitap okurum, bayaaa bayaaaa fazla.Bu kitabı da baya hızla bitirdim ama kitap da gayet akıcı.Kitap bölümler halinde anlatılmış ve iki kız kardeşin hayatlarını anlatıyor.Bunu yaparken de kendilerinden önceki nesille ve kendilerinden sonraki nesille bağlantılar kutruyor.Kitabın kaderci bir bakış açısı var ama bence sonu çok zorlama ve çok tahmin edilebilir.Daha başlarındayken aklınıza böyle bir şey olacağı geliyor ya da en azından benim aklıma geldi.
Kitabın bir diğer zayıf tarafı karakterlerin yaşamlarına ve yörelerine uygun konuşturulmaması.Doğunun ücra bir köyünde yaşayan ilkokulda okuyan küçük bir çocuğun "bağışla" diye konuşması benim gerçeklik algıma ters.Ki buna benzer çok örnek var.
Olay örgüsü çok zorlama örülmüş.Tesadüfler falan bayaa süperötesi.
Kitabın seveni çok biliyorum ama benim için tekrar tekrar okunacak bir kitap değil.
Gerçi çok akıcı olduğunu, okuyucuyu sürüklediğini de söylemek lazım.Hiç sıkmıyor kitap.Bölümden bölüme anlatan kahramanların değişmesi olayları onların gözünden görmemiz ve bir puzzle yapar gibi büyük resmi tamamlamaya çalışılması da güzel bence.Tek tek örüyoruz gerçeği.Baya düşünülmüş uğraşılmış bu kurgu hazırlanırken.Çalakalem yazılmış bir kitap değil yani...

Kitap okumayı özlemiş miyim neyim?

26 Kasım 2012 Pazartesi

Özenli menü!

Geçen cuma bir özenmişim, bir özenmişim ki sormayın.
Uzun zamandır böyle özene özene yemek yapmamıştım.Madem o kaaa özendim, işte cuma menüsü:


 Mis gibin domates çorbası, bol kaşarlı!


 Kremalı patates.Patatesleri ince ince doğrayıp üzerlerine bir kutu kremayı boca ediyorsun sonra hoppp fırına.Muhteşem bir lezzet.



 Tabağımız da böyle.Kırmızı biber dolması, actifry'da but ve kremalı patates....


 Salatalarımız da mevcuttur.Bol soğanlı börülce salatası.


 En sevdiğim mevsim salatası, ya da diğer adıyla "yeşilsen gel renk cümbüşü" salatası

Ama ne yedik o akşam yaaaa!


25 Kasım 2012 Pazar

Moriçe Gururla Sunar!


                                        Bu hediyelerle ilgilenne varsa sizi Moriçe'nin yerine alayım.

24 Kasım 2012 Cumartesi

Tüylerde diken diken olma etkisi!

Şu videoyu izledim izleyeli başka şeyden keyif almaz oldum.Daha önce herhangi bir konsere dahil olma isteği duymamıştım ya da bu kadar fazla istememiştim....
Ahhh o stadyumdaki renklerden biri de ben olaydım...
Ahhh bağaraydım   "Para Paraaa Paaaaaaaaaaaadiseee" diye..


Chris'çim  Martin'cim üç yıl ara veriyoz falan deme, yüreğine indirme insanın.Çalın işte kankalarınla ortalık böyle rengarengarenk olsun!

23 Kasım 2012 Cuma

Yine mi Köfte!

Evet, yine köfte!

İşin güzel yanı bunları Actifryda kızarttım.Yani bir-iki kaşık yağda piştiler.En son fırına sürüp hem ısıttım hem de domatesleri pörsüttüm.

Servis fotoğraflarını da çeksem iyiydi.....

21 Kasım 2012 Çarşamba

Kasım Fotoğrafları 4


Kasım 18 turuncu - her ne kadar yamuk yüklense de bu benim turuncu su şişem:)))

Kasım 19 -Rahat ( birisi buraya çok rahat oturmuş belli)

Kasım 20 - Minik ( bilekliklerim minik ruj ve bol bol boncuk:))))

Kasım 21 - Arkanda ne var? ( Karanlık bir koridorrrrrrrrrrrr)

Kaısm 22 - Sıcak ( kış gelir de sıcacık çorba yapmadan olur mu? )

20 Kasım 2012 Salı

Paşa menü!


Et keşkek olan menüye basit bir ad verilmez, o menü menülerin paşasıdır.Geçenlerde bizdeydi paşa..
Kemikli et ana yemeğimiz,türlü şeklinde pişirdim.Önce suyunu çektirip biraz pişirdim sonra da sebzeleriyle birlikte düdüklüyle haşır neşir ettim kendilerini.Kırmızı biberi kısmadım gördüğünüz gibi.Tadı şahane oldu.

Tabi hakkını yemeyelim, bir diğer ana yemeğimiz de keşkek.Bizim buraların şahanesi.Sanırım başka başka yapılış şekilleri de var.Biz salça sosuyla yeriz.Ben yapmadım, anamın torpili:))))

Bunları yedikten sonra bir koyu kahve içtik, tahmin edeceğiniz üzre:)))

19 Kasım 2012 Pazartesi

Yıllara meydan okuyan ...


Bu lezzet, bu ambalaj, bu kıtırtı yıllara meydan okuyor...
Yılların eskitemediği lezzet...
Çubuk kraker canımsın!

17 Kasım 2012 Cumartesi

Kasım Fotografları - 3


 Kasım 12 - Altında ( Benim en sevdiğim şeylerden biri, makarna altta, salata üstte.Bu kez ton balıklı makarnanın altında spagetti var.)

 Kasım 13 - Yansıma ( Yansıda görüldüğü üzre ben, misafir beklemedeyim)

Kasım 14 - Kıyafetinden bir parça ( En sevdiğim  giyilmekten ve yıkanmaktan ahı gitmiş vahı kalmış olan pijamam.Seviyorum ya, lie lime olana kadar giycem işte)

 Kasım 15 - Hava nasıl? ( Açık ama soğudu, kış başladı burda da)

Kasım 16 - Çantanda ne var? (Aslında çanta resmi çekmeliyim ama  çantam pis ve düzensiz geldi gözüme ben de anahtarlıklarımı göstereyim dedim.Kocaman çantada anahtarı en kolay bulma yolu böyle çok anahtarlığının olması.Yani bence öyle, elimi daldırıp birine denk getiriyorum nasılsa.E bir de seviyorum anahtarlıkları)

Kasım 17 - İçecek ( Koruk şerbeti, ekşi-tatlı inanılmaz bişeydir.Koruk üzümün olgunlaşmamışına denir.Onu toplayıp sıkarlar suyunu.Kaynatıp ekşi niyetine salatalarda kullanırlar.Bir de şekerle ya da benim yaptığım gibi balla karıştırıp su aranını da ayarlarsan nefis bir şerbet olur.)


16 Kasım 2012 Cuma

Pazar ganimeti

T-shirt 5 tl imiş, "hadi yaaaaaaaaaaaaaaaaa" nidalarıyla askıya yaklaştık.
Ayyy bir de ne görelim bir T-Shirt alana bir diğeri 1 tl imiş."Allah allah" nidalarıyla hemen ödemeye koştuk.
Şaka gibi ama 6 tlye iki T-Shirt sahibi oldum.
Yaşasın pazarımızzzzzzzzzzzz!



15 Kasım 2012 Perşembe

Kısır da Yaparım Kariyer de!

Ben bu başlığı sevdim, yapım-üretim işlerine devam.
Neden bilmiyorum kısır yapmak bana çok zor gelirdi.Hiç yapmadım desem yeridir.Tamam çoğu kez kısır yapanın yanında yardımcı güç-asistan pozisyonlarında bulundum ama kendi başıma yapmamıştım.


Yaptım, oldu millet.Hem de baya güzel oldu.Kolaymış beyaaa!

Biraz "içine ne bulduysam koydum kısır"ı oldu ama lezzeti çok güzel oldu.

14 Kasım 2012 Çarşamba

Ucuz buldum, Kaçırmadım!

Valla tam ihtiyacım olan şeydi, tam istediğim gibiydi, bir de fiyatını duysanızzzzzzzzzzzzzzzzz!
Kaçırmadım ama aldım hemen.
 Tamam çizme alıcam da, öncelik rahatlık.Evet bunlar çok rahatlar.
Ben zaten dolgu topuk istiyordum, ilk bakışmamızda fark ettik zaten birbirimizi.

 Rahat bir dolgu topuk ama rengi de istediğim gibi, zaten siyah çizmem var, kahverengi de var ama taba rengi yoktu.Renkten de "Ten point goes to" durumu var.

E birde bu yumuşacık çizmeye 60 tl deyince soluğu kasada aldım ben.

13 Kasım 2012 Salı

Mayalı Poğaça

Yapamadığım ya da yapamadığımı düşündüğüm bir şeydi mayalı poğaça.Ama yılmak olmaz, ya yapacağım ya yapacağım.
Kararlı gördüm kendimi.Geçtim yine mutfağa.Malzemeler yine el ve göz kararı.Bir paket yaş mayayı bir su bardağı ılık süt içinde erittim ve kabarmasını bekledim.Sonra göz kararı unun üstüne döküp bir de yumurta ekledim.Una tuz ve şeker de koydum çünkü gerekiyormuş.Yoğurup dinlenmeye bıraktım.Hamur baya kabardı.Şekil verdim içine de peynirli harç koydum.Tepside de bekletmek gerekiyormuş.Bir yandan tariflere göz gezdiriyorum, bir yandan da mutfağa koşuyorum.Tepsi mayasını da gerçekleştirdikten sonra fırına attım.


Pişdikten sonra hiç de fena görün müyor, değil mi?
Biraz dombili oldular, kusurumuz affola, bu kadar da kabaracaklarını tahmin etmedim, edemedim.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Ama bu haksızlık!


Sanki Eti Browni yeterince güzel, lezzetli, çekici, kendine bağlayıcı, bağımlı olunası değilmiş gibi bir de Brownie Mousse'u çıkarmışlar.Vay arkadaş!

Kasım Fotoğrafları - 2

Ben her gün yayınlayamıyorum, o yüzden böyle toplu gösterim olacak.Sanırım Kasım 5'te kalmıştık, kaldığımız yerden devam edelim.
 
Kasım 6 - Kilit

 
Kasım 7 - Renk ( Batik'ten aldığım hırkam, nar çiçeği rengisi,beğendik birbirimizi tabii)

 
Kasım 8 - yol ( yollar yürümekle aşınmazz)

 Kasım 9 - Hata ( Kesin hatalı bir rakam belirecek ekranda!)
 Kasım 10 - Siyah ( Simsiyah gecenin koynundayız, yapayanlız...Rahmetli Barış Manço geldi aklıma)

 Kasım 10 - Bunlar da siyah ocelerim.Severim.

 Kasım 11 - Taş ( Kaldırım taşları yeniden döşeniyor çünkü doğalgaz çalışmaları var)
Kasım 11 - Taş (Hasan'ın İspanya'dan getirdiği taşlar, evet bayaa bildiğin taş, sıradan ama kaç kilometre uzaktan geldiler)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...