18 Mart 2013 Pazartesi

Filmlerden


77.My Sister's Keeper: Ağlaya ağlaya içimin çıktığı filmlerden.Gecenin geç bir vakti deizleyince duygusallık tavan yapmıştı.Başrollerde Cameron Diaz, Abigail Breslin, Alec Baldwin, Jvar ason Patrick var.3 çocuklu güzel bir aile var ama en büyük kızları kanser.Buraya yazması bile acı veriyor ama aile tüm bireyleriyle kızları Kate'i yaşatmaya çalışıyorlar.Tabi zaman zaman gerilimler, kavgalar da yaşanıyor ama en küçük kızları ailesini mahkemeye veriyor, ablasına kan, ilik vermke için daha fazla acı çekip ameliyat olmak istemediği için.Kızamıyorsunuz da.Anne özellikle çok çaba veriyor ama film insanı duyguları o kadar iyi işliyor ki.Dedim ya ağlamaktan kendime gelemedim.Film iyi bitmiyor tabi ama asıl noktayı öğrenince daha da fazla ağlıyorsunuz.Güzel film.









78.What to expect When You Are Expecting:A bu filmde de Cameron Diaz var.Gerçi sadece o değil, filmde yok yok.Jennifer Lopez,Elizabeth Banks,Chace Crawford,Brooklyn Decker,Anna Kendrick,Matthew Morrison,Dennis Quaid,Chris Rock,Rodrigo Santoro,Joe Manganiello...Yaz yaz bitmez.Çocuk sahibi olma arefesindeki çiftlerin yaşadıklarını anlatıyor.Tama hedeflediği kadar komik bir film değil ama kendini izlettiriyor.




























79.The Amazing Spiderman:Çizgi roman uyarlamalarını çok severim.Spiderman Tobey Maguire iken de hepsini izlemiştim; Andrew Garfield yeni spidey olunca da izlememk olmaz.Zaten film ilk serinin bittiği yerden başlamıyor; tekrar en baştan anlatıyor hikayeyi.Bu biraz sıkıcı aslında.Ama Mary Jane yok bu kez, gwen var, yani yeni bir başlangıç yapmışlar.Aksiyonu da güzel.Daha ne olsun?






80.The İmpossible: İşte bizi can evimizden vuran bir film daha, Mahvolduk izlerken.Ağlamaktan içim şişti yine.Bir de hikaye yaşanmış bir olaydan esinlenmiş olunca, koyuverdim kendimi.Aslında İspanyol bir aileymiş Tsunamiden kurtulan ama filmde İngiliz olarak değiştirmişler, üç güzel oğulları var ve tatile Tayland'a gittiklerinde Tsunamiye yakalanıyorlar.Anne ve büyük oğul bir yana savruluyor; baba ve küçük oğulları diğer yana.Hem hayatta kalma mücadeleleri, hem yaşanan felaketin büyüklüğü sonrasında da birbirlerini bulma çabaları.
Filmin gerçekçiliğinden çok etkilendik; resmen belgesel tadında çekmişler, çok gerçekçiydi.
Kurtulan ve birbirlerine kavuşan o aile için çok seviniyorsunuz ama kayıplar o kadar fazla ki.Zaten aile de kurtulduğuna çok sevinemiyordu.
Çocuk oyuncular ayrıca çok çok iyiydi.






81.Cloud Atlas :Wachowski kardeşlerin son filmi.Aslında beklenti büyük oluyor.Ne de olsa elinizde referans olarak Matrix serisi var.Ama tabi o ayarda bir film değil.
Gerçeği söylemek gerekirse  filmin konusunu net bir şekilde anlatmak olası değil.Birbiriyle ilintili 7-8 olay var.Geçmişte, şimdiki zamanda ve gelecekte geçen.Filmde kaderci bir bakış açısı var, yani insanlar kaderlerine yazılı olanları yaşıyorlar ve yaptıkları iyilikler ve işledikleri suçlar onlara geri dönüyor diyerek karmaya da dokunuyor.Ama asıl kader konusu aşk hakkında.Sonsuz aşkın üstü çiziliyor kalın çizgilerle.Arada özgürlük ve köleliğe de dokunuyor farklı çağlarda ve zamanlarda...
Baya karışık görünüyor ben anlatırken ama bu sahneleri çok güzel kolajlamışlar ve film oldukça akıcı.
Filmin oyuncuları arasında Hugh Grant, Halle Berry, Tom Hanks, Hugo Weaving, Susan Sarandon falan var ama kılık değiştirip, makyajlarla çok farklı rollerde hep aynı isimler oynuyor.A bak bu da o, bu da o diyerek izliyorsunuz.


Not: Resimler alıntıdır.




Haaa  unutmadan ben de bloglovin olayında varım.Eksik kalmayayım:)))
follow my blog with bloglovin

2 yorum:

  1. Merhaba blognu çok beğendim hemen izlemeye aldım.Bende film izlemeyi çok severim önerin için sağol bunu da izlicem inş.Bende seni bloguma bekliyorum umarım kırmaz bize katılırsın sevgiler:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim efendim:)))Muhakkak uğrayacağım!

      Sil

Fikr-i şahaneniz için çok müteşekkirim efeniim:)))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...