31 Ocak 2013 Perşembe

Kahvaltı yine!

Yine kahvaltı tepsimi aldım önüme, yanımda bilgisayarım karşımda televizyon...
Standart bir gün ve inşallah güzel bir başlangıç yapıyorumdur.
Yumurtalı ekmeğim nefis kokuyor.Hemen yumuluyorum:))))


30 Ocak 2013 Çarşamba

Kahvaltı!

Keşke eşim de bana eşlik etseydi ama o çalışıyor, kahvaltı keyfini severim, o olsaydı daha çok severdim ama yok madem napalım?
Özenmeyelim mi?Kahvaltı yapmayalım mı?Keyfini çıkarmayalım mı?


29 Ocak 2013 Salı

Lavaş Pidesi volume 2

Daha önce peynirli-ıspanaklısını denediğim lavaş pidesini bu kez salamlı ve kaşar peynirli yaptım.Onu görmek isteyenler buraya.
Yok bu güzelmiş diyenler ise devam:
3 lavaş yetiyor bize, sosu için 1 yumurta ve yarım çay bardağı sütü karıştırıyoruz.İçine ise bir tane aç-bitir paketi salam ve isteğinize göre kaşar peyniri lazım bize.
Lavaş boyutundaki tavamızı alıyoruz, önce bir kat lavaşı koyup sosumuzu lavaşın üzerine döküyoruz, salam ve kaşar peyniriyle kaplayıp, ikinci kat lavaşımızı koyuyoruz.Sos üzerine salam ve kaşar yine aynı şekilde konuluyor.Son katımızı da koyup tavayı ocağa atıyoruz.


Aynen omlet yapar gibi bir taraf iyice kızardığında öbür tarafı çeviriyoruz.iki taraf nar gibi olduğunda tabağa alıp dilimleyip yemesi kalıyor!



Yapması ve pişirmesi 10 dakikanızı almıyor desem!Tabii yemesi de öyle, malesef.


Bir dahaki sefere daha fazla lavaş mı alsam acaba:))))

28 Ocak 2013 Pazartesi

Mimmler...Mimmmler....Mimmmmler

Sevgili Gözde ve Bricitten gelen mimler var arkadaşlar.Hemen cevaplayalım:
Aynı sorular olduğu için tek kalemde cevapladım.

ŞU AN......ÇOK SEVİNİRİM Tatil uzasa, hava güzel olsa, alışveriş yapsam, uzaktaki arkadaşlarımı görsem çok sevinirim sanırım.
ŞİMDİ....OLMAK VARDI Şimdi eşimin de tatili olsa ne güzel olurdu:)))
NEREDE O ESKİ GÜNLER? Ahhh nerde?Gerçi ben pek nostalji sevmem, yaşadığım andan çok memnunumdur.
NELERİ ÖZLÜYORUM? Öğretmen hastalığı olan 40 dakikalık zaman içine sıkışmış olmayı sevmiyorum.40dk ve 10 dk olarak geçiyor ömrümün nerdeyse her günü.Öyle olmayan günleri özlüyorum.
ÇOK SEVERİM Dondurma, yeme içme, uzun ve mükellef kahvaltı, akşam yenilsek de Beşiktaş, alışveriş, tatlı, çikolata, kahve, cuma günü, alışveriş, temiz ev, ailem, tatil, hediye almak, hediye vermek, tv başında pineklemek,misafirlik, kardeşler, parfümler, güzel kokulu her şey ...
NEFRET EDERİM Yalan dolan, kilo almak, istediğimin istediğim şekilde olmaması, aç kalmak, erken kalkmak, Beşiktaş dışındaki-ler, Real Madrid, C Ronaldo, aniden gelen habersiz misafir, sınav hazırlamak, sınav yapmak ...
BU GÜNLERDE .... ÇOK DİNLEDİM










ŞU AN Kİ RUH HALİM 
 Şahane...Tatilin başı, daha çokkkk var birmesine, gayet mutlu, keyfi yerinde...


Bir de özlemler mimi var.
Ben neleri özledim?

 Aslında birazcık yukarda da anlatmıştım yaşadığım anı çok severim, çok geçmişte kalan bir insan değilim.Amannnn şimdi lisede olsaydım, üniversitede olsaydım diye düşünmem pek.Geçmişi çok özlemiyorum yani.Olsa olsa şekerli çubuk krakerler  vardı, onu özlerim; leblebi tozunu..Tek parça kolları bacakları çıkmayan, saçları kendinden naylon bebeğimi...Nokia 3210 sahibi olmanın verdiği hissi, kafam kadar walkmenden müzik dinlemenin keyfini...
Biz büyüdük ve kirlendi dünya...
Allahtan nostalji sevmiyormuşum :)

25 Ocak 2013 Cuma

Yeni menü

E bugün karneleri verdik, tatile başladık.Bir dönemin yorgunluğu var.Dün akşam da azıcık özendim, o kadar da olsun, değil mi?


Et sote...Kırmızı biberler ve domatlar süsleri tabiii



Bu da peynirli makarnaaaaa, Ege çok sever.



Yanında da biber kızartması üzeri sarımsaklı yoğurt...

Herkese afiyet olsun

23 Ocak 2013 Çarşamba

Patates pidesi (mi desem?)



Ah birde netten görüp okuyup beğendiğim bu tarifleri bir de nerden okuyup duyduğumu hatırlasam...
En azından bundan sonra not almakta fayda var.Çünkü bunu da muhakkak ki netten buldum, okudum ve denedim.
Aslında çok lezzetli bir tarif ama ben sadece elimdeki az miktardaki haşlanmış tavuğu bir şekilde değerlendirmek istiyordum.Çorbam vardı, çorba yapasım gelmedi.Salata da yapabilirdim ama canım istemedi.Bu tarifi o sıralar gördüm.Patates tavuklu şey sevilmez mi?

Napıyoruz, nasıl yapıyoruz kısmına gelirsek...
İki orta boy patatesi ince ince halkalar şeklinde doğruyoruz.Yanmaz yapışmaz tavamız biraz yağ koyup patatesleri diziyoruz.Boşluk kalmayacak şekilde.Orta kata haşlanmış tavuk etlerini didikliyoruz.Tuz, karabiber opsiyonel.Son katı ise açılmayacak şekilde kenetleyerek kalan patates halkalarını koyup ocağın altını açmaca.Önce yüksek ateşte sonra kısık ateşte pişirmece.Altı kızarınca da omlet yapar gibi alt tarafı da aynı şekilde kızartmaca.Sonrası lezzet patlaması....
Not: Yazmayı unuttum ama patateslerin üzerine kaşar rendesi de koymuştum ben, yapışsın, içindekiler dökülmesin diye...Bir nevi harç gibi patatesleri birbirine yapıştırdı...

Unutmadan herkese hayırlı kandiller:)))

22 Ocak 2013 Salı

Yemeklerden...Kemik sulu mercimek çorbası



Kurbandan kalma kemikli etleri değerlendirmenin en güzel yolu...
Kemikli et pişirmesi zor, yemesi daha da zor; özellikle bazı kemikler için nerdeyse imkansız.Ben çoğu kez bu etleri bol suyla haşlayıp sonrada onlarla çorba yaparak değerlendiriyorum.
Düdüklüde 15 dk kadar haşlanması yeterli.Biraz soğuyunca kemikleri alıp etlerini ince ince didikliyorum.Sonrası da o suyla mercimek çorbamızı pişirmek kalıyor.Etleri ve baharatları da eklediğimizde müthiş doyurucu ve besleyici bir çorba ortaya çıkıyor.
Kışın çorbasız olmaz:)))))

20 Ocak 2013 Pazar

Yemeklerden ...Kıymalı Karnıbahar



Her şeyi mevsiminde tüketmek lazım sanırım, işin püf noktası bu.Kışın en güzel sebzelerinden biri olan karnıbaharın tam zamanı.Gerçi Ege çok da gönüllü değil karnıbahar yemeye.Kızartıp yoğurtlayıp allayıp pullamak da var ya da mücver yapmak da ama benim canım da böyle yemek istedi birden.

Kıymayı alıp bir güzel kavurdum, sonrasında soğan, sarımsak ve kırmızı biberlerimi de koydum.Karnıbaharımı güzelce yıkayıp kıymaların üzerine serptim.Ne kadar küçük karnıbahar alsam da bizim bir oturuşta bitirebileceğimiz ebatta olmuyor.Yarısından bize iki tabak çıktı fazlasıyla.Tuz, karabiber ayarlamasından sonra azıcık da su koydum tencereye, tıkırdamaya bıraktım kısık ateşte.Zaten çabuk pişen bir yemek.

Afiyet olsun...

Sporcunun ahlaklısı?

Ben çok daldan dala yazan bir bloggerım sanırım.Ama amacım bugünlerin bir anısı kalsın, ne yedim, ne içtim, ne aldım, ne izledim vs...
O zaman bu konudan da bahsetmeliyim.Yaşadığım hayalkırıklığını, yılllardır kandırılmanın ve hak etmeyen bir sporcuya hayran olmanın yarattığı siniri anlatmam lazım.
Lance Armstrong...Kanseri yenmiş, hayata sıkı sıkı tutunmuş bir bisikletçi; örnek insan.Tabi başarılı da bir sporcu zira 7 kere kazandı Fransa Bisiklet turunu...Bunu kanseri yendikten sonra başardı hem de üst üste hem de...
Yıllardır kendisi hakkında doping iddaaları çıkardı, o da yalanlardı.Ben de inanırdım.Adam hastayken zibilyon tane ilaç alıyordur, onların etkisidir, zaten kanıtlanamıyor bu iddaalar derken...Bu yıl her şey açığa kavuştu, tüm ünvanlarını elinden aldılar, spordan ömür boyu men ettiler.
Ben saf yine onun ağzından duymadan inanmamaya, Lance Armstrong'un doping yapmadığına inanıyordum ki kendi ağzından da duydum.Oprah'ın talk şovuna çıkmış kandırıkçı ve doping yaptığını itiraf etmiş.Performans arttırıcıdan tutun da kas yapıcı falan yasaklı ne kadar madde  varsa hepsini almış vücuduna, hatta takım arkadaşlarıyla birlikte almışlar.Yok efendim o zamanlar doping yapmak çok doğalmış, yok sistem bunu yakalayamıyormuş, yok spora geri dönmeseymiş yakalanmazmış.
Adam bildiğin kendini suçlu görmüyor, hatalı görmüyor.Doping yaptığında kötü hissetmiyor da yakalandığında kötü hissediyor.Hadi ordan be...

Evet sevgili günlük! Ocak 2013'te sporda bir efsanenin daha yalanlar üzerine kurulduğunu öğrendiğimiz doğrudur.Lance Armstrong Fransa Bisiklet turunu 7 kez üstüste kazanan bir efsane değil yalancının tekiymiş.

17 Ocak 2013 Perşembe

Lavaş pidesi volume 1

Canınız hızlısından börek yemek mi istedi ama yufka falan yok mu etrafta...
İşte ben tam da böyleydim.Evde ekmek ve lavaş var, şimşekler çaktı birden beynimde.Neden olmasın?
Ben lavaştan pizza da yapıyorum, börek neden olmasın.






3 tane lavaşa ihtiyacımız var, göz kararı peynir ve isteğe bağlı maydanoz, ben bu kez ıspanak parçaladım bir avuç kadar, bir yumurta ve yarım bardak süt de ıslatmak için.


Nasıl yaptığıma gelinde ilk kat lavaşımızı serip süt-yumurta karışımında sürüyoruz, sonra bol bol peynir.Ben hem kaşar hem de beyaz peynir kullandım.Üzerine de ıspanak.Sonra ikinci katı aynı şekilde çıkıp son lavaşı kat olarak koydum.Börek hazır, pişirmesi kaldı bir.

Lavaş boyunda bir tavaya azıcık yağ koyup, sonrasında lavaş pidemizin önce bir yüzünü, orası kızarınca da spatulayla çevirip diğer yüzünü pişirdim.

Nar gibi olunca da aldım tabağa; üçgen üçgen kestim.Yemelere doyamadık.Gördüğüm en basit ve kolay tariflerden biri bu.Hop hazırlanıyor, hop pişiyor ve hoooop yeniyor.


15 Ocak 2013 Salı

Yoğurdun sebzeli hali!

Evde az kalan kabak ve havucu değerlendirme yöntemi....
Rendeleyin, kavurun ve sarımsaklı yoğurda kavuşturun....
Sonra yeyinnn gaaaaari!



13 Ocak 2013 Pazar

Çok Güzel!

Bu şarkıyı klibini izlemeden dinleyemiyorum.
Aşk, ilişki bu kadar mı güzel anlatılır; dans bunları anlatırken bu kadar mı doğal olur?
Tamam Pink'İn kendisini de, müziğini de severim ama "Try" bambaşka bir şey olmuş.
Gıptayla bakılası:)))


12 Ocak 2013 Cumartesi

73. ATM


Gayet izlenebilir bir gerilim filmi bence.Hatta sadece bir atmde geçtiği için hafif klostrofobik bir durum da var.Filmin başında kendi işinde gücünde 3 kişi var; esas oğlan, onun hoşlandığı ama henüz açılamadığı güzel kız ve oğlanın saf-salak, bencil arkadaşı.Her şey zaten o aptal arkadaş yüzünden oluyor ama kaderci yaklaşımımızla diyelim bari "olacağı varmış."
Neysem bunlar para çekmek için girdikleri bir Atm'de kısılıp kalıyorlar çünkü dışarda eli baltalı bir piskopat var.Pisipisikopat bunları kuş uçmaz kervan geçmez yerde telef etmeye çalışıyor.Nedenini falan sormayın çünkü o kısımlar anlatılmıyor, işin hoş yanı da o zaten; hatta filmin sonunda tüm yaşananlar bir sonuca bağlanıyor; "adam yakalanmıyor mu, hiç mi kamera falan yok" diye de düşünürseniz filmin sonunda cevaplarınızı alıyorsunuz.Ama söylemeyeyim sıpoylır olmasın:)))))
Filmle ilgili değişik aksan uyarısını da yapmam lazım, sanırım Kanada yapımı, ben ilk başta biraz yadırgıyorum da:))))

Resim alıntıdır.

10 Ocak 2013 Perşembe

Yeni Takılar

O parayı bir elbiseye vermeye düşünürdüm ama konu takı olunca gözüm kapalı elim cüzdana gidiyor.Yine bir takı alışverişi hikayesidir.
Okul sonrası uğranan bir dükkan, denenen bir kaç elbise, vakit kaybı zira hem pahalı hem de hiç tarzım değil.Sonra takı kısmına yöneliş ve yüzü gülen bir müşteri yani ben.
Tak-takıştır modundayım.


Hepsi bunu içinde!Fiyatlar da 9,12,15 tl arasında değişiyor:)

 Bileklik gözüme ilk takılanlardan.



 
Sallandırmalı küpe, şık bir alternatif.

Kuğularım çok zarif değil mi? Biliyorum:)


Diğer bilekliğim de ise rengarenk nazar boncukları var.


 Gayet kibar durdu bileğimde:))

Son olarak da bu küpeler var...(Bunların hediye olma durumu var)

8 Ocak 2013 Salı

Magnum yeniden!

Dışarda yağmur, kar, ayaz var; biliyorum.Herkesler sıcak çay, kahve paylaşıyor ama canım nasıl dondurma istedi anlatamam.Tersim biraz.Herkes gider Mersin'e durumu.
Neyse arayan buluyor, biz de bulduk dondurmamızı aldık ve afiyetle yedik:))))
Ya zaten dondurmaya yaz tatlısı olarak bakmak ne yanlış!
Yanlış hatırlamıyorsam dünyada kişi başına en fazla dondurma tüketilen yer İsveçmiş.(Norveç de olabilirim, karıştırmadım inşallah)Adamlar soğuk falan dinlemiyorlar.benim kafadan hepsi.                                   
 Bize Magnumun bir de bu'su düştü.


İçinde dört dondurma var ve çok çabuk tüketiliyor!Yaz kış fark etmiyor.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Kurşun meselesi!

Bloglardan çok şey öğreniyorum orası kesin.Geçen yine ordan oraya gezinirken çok ilginç bir yazı okudum.Rujlardaki kurşun maddesinden bahsediyordu.Nerede okuduğumu inanın hatırlamıyorum ama okuduklarımdan sonra dehşete düştüm.Bildiğimiz kurşun var ya rujlarda,biz saatlerce dudağımızda taşıyoruz bu maddeyi, hatta yemeklerle birlikte midemize kadar da gidiyordur.
İnternette bir aratın "ruj ve kurşun" diye.Öyle haberler var ki...
Kurşun zaten en tehlikeli maddelerden birisi ve sanıldığından daha fazla bu maddeyi içeriyormuş rujlar.
Sağlığımızla oynuyorlar yine, umarsızca.


Şu markaların rujları kurşun içeriyor, demiyorum ama özellikle kalıcı rujlara dikkat etmek gerekiyormuş.
Basit bir yöntem de yazıyordu kurşunlu rujları ayırt edebilmek için.
Altın bir yüzük işimizi görecek.

Rujumuzu kolumuzda ya da bileğimizde bir yere sürüyoruz.Sonra yüzüğümüzü ruja sürtüyoruz.

Asıl renk bu!

Bir süre sonra rujun rengi siyaha ya da olduğu renkten çok farklı koyu bir renge dönüşüyorsa o rujun içinde kurşun vardır.

Sonra da bu renge dönüştü!

Ben bunu okuyunca geçtim rujlarımın başına, tek tek hepsine aynı testi yaptım.Bazıları gerçekten renk değiştirmedi ama bazıları da - ki aşağıda fotoğraflarını da koydum - boz-bulanık bir renge dönüştü.Tabi onları hemen çöpe attım.Yine marka ismi vermiyorum çünkü aynı markanın farklı serilerinde farklı sonuçlar elde edebiliyorsun.

Gözlerimle görmesem inanmazdım derler ya, eğer asparagas bir haberse neden yüzük testinde farklı sonuçlar çıkıyor.Bunu bile bile de nasıl sürerim o şeyleri dudağıma.Süremem.Attım gitti.
Okulda da anlattım tüm arkadaşlarıma, annemlere de tabi.Buraya da yazmak istedim.daha fazlası varsa da paylaşırsanız sevinirim.

4 Ocak 2013 Cuma

Dolma

Bir dolmasevere "Ne dolması?" diye sorulur mu?
Sorulmamalı.
Hele ki kırmızı biber dolmasıysa.....


Kırmızı biberin her şeyi mi güzel olur yaaaa!
Yanında kalan garibim patates ve havuç kızartıları ise devamı var nasıl olsa düşüncesiyle  azıcık konmuş, bol kepçe konulduğunda ise fotoğrafı çekilmemiş olması nedeniyle böyle terkedilmiş bir görüntü sergiliyorlar.Özürler!
İçine dolma harcı giren herşeyi seviyorum ama bu şahaneleri bir başka seviyorum.

3 Ocak 2013 Perşembe

Akşama yemekte ?

Akşama kuskus pilavı var.Ben önceden çektirme suretiyle pişiriyordum ama bu kez makarna gibi haşlayıp pişiridm sonra da biraz tereyağı koydum sıcakken içine.Domatesli suda pilav gibi de pişiriliyor.Seviyorum ama ne zamandır yapmamışım.Özlem giderdik.

Taze fasulye benim baştacım.Bir kaç gündür ağır yemekler yiyince bu akşamı sadece sebze yemeği ile yaptık, hiç Ege'nin tarzı değil ama ne yaparsın.
Bu arada ben zeytinyağlı taze fasulyeyi pişip bir gün bekleyince daha çok seviyorum.Yemelere doyamıyorum o zaman:))))
Afiyetle!

2 Ocak 2013 Çarşamba

Burdan...Şurdan...Ordan

Bugün 2 Ocak, saat de 16 civarı, sis bir türlü gitmek bilmedi, gerçi sis falaln değil gibi, resmen bulut indi yere:))))

Kocamın yeni oyuncağı, "Bizden akıllı " telefongillerden:))))))

Zeytin zamanı, annemler toplamakla iştigal, bu dombililer ise "eşek" zeytinigillerden:)))Adı öyle en azından...

Zarife'nin torunu Pamuk'un torunu olur kendileri, poz veriyor çirkinim:)))

Hayatımda ilk kez kedi görüyor da değilim ama şaşırık bakmışım:))))

Bu şahane renkli şalı ise sınıfta yaptığımız yılbaşı çekilişinde bir öğrencim bana aldı:)))Ayıla bayıla bakışıyoruz kendisiyle:)))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...