27 Şubat 2013 Çarşamba

Deve Sucuğu


Duyan var mı içinizde bilmiyorum ama deve sucuğu diye bir lezzet de var.Kayıt altına alınsın lütfen.
Ege bölgesinde zaten gelenekselleşen deve güreşleri yapılır, binlerce insan da toplanır izlemeye.Benim dedem mesela 84 yaşında olmasına rağmen yakın şehirlerdeki tüm deve güreşlerini izlemeye gider.Güreş alanlarında satılır deve sucuğu da.Dedecim alır getirir, ben de tabi payıma düşeni aldım geldim.
Ege de bayılıyor.
Tadına gelinde farkı nasıl anlatırım bilmiyorum.Biraz daha yağlı tabi.Denemek ve bir şans vermek lazım.Kesin pistir o, korsan yapımdır diye bakmayın.Ummayacağınız bir tat çıkabilir.

Ben sabah kahvaltısına cherry domateslerle birlikte soteledim de öyle yedik.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Tavuk soteye ıspanak dokunuşu

Nasıl anlatsam bilemedim aslında.Umarım görüntüye uymuştur yazımın başlığı.
Akşama bildiğin tavuk sote pilav yapacaktım.
Tavuklarımı doğradım, soğanımı, domatesimi hazırladım.Bir de baktım ki buzdolabında azıcık ıspanak kalmış, bir kısmı da çürümüş hatta.Hemen temizledim ama bir avuç bir şey çıktı.Tek başına pişirmeye değmez, gaz israfı.Bekletsem olmaz, çöpe atmak da gelmedi içimden, napsam derken "Soteye koysam ya!" dedim.
He valla oldu hem de süper oldu.Tavuğu soteleyip, soğanı ekledim.O sırada ıspanakları büyükçe doğrayıp en son domatesleri ekleyip tuz-karabiber ilavesiyle yemeği tamam ettim.
Pilavımızın pek bir allengirli yanı yok, o standart pilav.
Ama tavuk soteye ıspanak çok yakışıyormuş, ben beğendim siz de bir şans verin bence:))))


22 Şubat 2013 Cuma

Tavuk Suyuna Çorba

Tavuk suyuna şehriyeli havuç rendeli limonlu sarımsaklı tavuk etli çorba aslında benim çorbanın tam adı.
Annemden gelen tavuğun suyunu heba edecek değilim.Suyunun suyunu bile kullanacağım yani, o derece.
Neyse efendim acayip doyurucu ve besleyici bir çorba.Bundan bir tabak içince yemek yemek bile gelmedi içimden, doydum çünkü.

Tavuk suyu kaynatıyoruz ve tel şehriyeleri katıp bir güzel pişiriyoruz. ( Annem 4 su bardağı suya 1 çay bardağı tel şehriye atar, ama markadan markaya değişiyor pişme süreleri)
Kaynamaya başladığında bir havuç rendeleyip çorbamız katıp ocağın altını kısıyoruz.Onlar pişedursun biz bir diş sarımsağı dövüp bir limonun suyuyla elimizin altında hazır tutuyoruz.Benim tavuklar önceden didiklenmişti.Hatta birazını da ayırıp dondurucuya attım.Tavuk parçalarını da ekleyelim.Şehriyeler şişince sarımsaklı limonu koyup, tuz ve karabiberini ayarlıyoruz.

Çorbamız hazır.Afiyetle!


20 Şubat 2013 Çarşamba

Keşkek Yeniden!


İtiraf edeyim hiç keşkek yapmadım, hep annem yaptı ben yedim ya da keşkek yemek için düğünlere gitmeyi bekledim.( Evet düğünlerde ana yemek keşkektir.)

Ama madem yazıyoruz keşkek tarifini de kayıt altına almazsam olmaz.
Anneciğimden keşkek tarifi aldım ahali sizin için.
İşte nasıl yapıcaz diyerekten başlıyoruz:

Şimdi annem birer kilodan yapıyor, o yüzden tarifi öyle yazıyorum ama bize fazla gelir o derseniz yarımşar kilodan da yapabilirsizniz.

"Ne kadar buğday o kadar et " formülünü uyguluyoruz.Yani bir kilo buğdayınız varsa ( ki aşurelik buğdaydan söz ediyorum)  bir kilo et koymamız lazım, dana eti daha makbuldur bu arada.
Buğdayın daha iyi pişmesi için geceden ıslatmayı unutmuyoruz tabi.

Buğdayı da eti de güzelce yıkayıp düdüklüye koyuyoruz. İşin bir diğer sırrı da yağ koymakta, elinizi korkak alıştırmayın ve 1 su bardağı zeytinyağı hatta biraz daha fazlasını da koyabilirsiniz.

Anacığımın kendine ait püf noktaları da var, mesela bir-iki kaşık tereyağı da koyar, eğer elinin altında haşlanmış tavuk eti de varsa, ilaveten onu da ekler çünkü tavuk eti giren keşkek daha beyaz olur-muş.

Efendim tuzunu da eklersiniz siz ağız tadınıza göre ve üzerine iki parmak geçene kadar su koyuyoruz, isterseniz öncesinde tavuğu ya da kuşbaşı eti haşlayıp o suyu da kullanabilirsiniz.

Düdüklünüzü ocağa koyup pişmesini beklemek kalıyor geriye, 1 saat kadar pişirin.Gerçi düdüklünüz nasıl ya da ne kadar pişirir bilemiyorum ama siz zamanı ayarlayın.
Pişme işlemi bittiğinde tahta kaşıkla eze eze 10-15 dakika karıştırısanız keşkeğiniz hazırdır artık.

Salçalı sos da yapabilirsiniz, benim gibi kırmızı biberle de süsleyebilirsiniz.
Afiyet ola!

19 Şubat 2013 Salı

Müslimi kendim yaptım!

Üniversitede alıştım bu tür ecnebi işi kahvaltılıklara, mısır gevreği olsun müsliler olsun seviyorum da yemeği.
Bir kere çok kolay, koy kaseye bas sütü, ohhhh ne ala.Hem çok da besleyici ve bence lezzetli.
Tabi şimdi okuyup öğrendiklerimiz de var, bağırsaklar için yulaf yemek lazım.

Geçenlerde market alışverişi yaparken müsli de alayım bari arada yerim dedim.Oooooo fiyatlar uçmuş yaaa, çoğu 200-250 grlık paketlerdekiler nerdeyse 9-10 lira.Hööyytt, o ne öyle.Halbusi içinde fındık fıstık ceviz var da kilolarca mı var.Evin ekonomisinden sorumlu devlet bakanı olarak içim elvermedi el kadar şeye para vermeyi.Orda tek başına sessiz sessiz duran yulaf ezmesi var bir de.Koca paket, yarım kilo; 1,5-2 liralık bir şey. Aldım hemen tabi, kendi müslimi kendim yaparım ben de.


Öyle demeyin, kuru yemiş ve kuru meyveler hepimizin evinde var; bir-iki de taze meyve koyarım.Ohh mis.
Şöyle yapıyos.Alıyoruz yulaf ezmesinden bir tutam atıyoruz kaseye; sonra kuru üzümden tutun, incire, kayısıya eriğe, evde kuru be varsa minik minik doğruyoruz; sonra cevizmiş, fındıkmış, fıstıkmış, bademmiş, ne arzu edersek ekliyoruz.Ben kivi bile koydum artık siz düşünün.


Sütümü de ekledim ve kaşığımı da kaptım.
Ne diye dünyanın parasını verecekmişim ya?O kutu bana aylarca yeter artık :)))


18 Şubat 2013 Pazartesi

Ara Kapatma Yazısı!

Yazamadım, en basit ve en yalın haliyle yazamadım, zaman mı bulamadım, zaman vardı da ben mi bilgisayar karşısına oturamadım bilemiyorum.Olmadı işte, günler günleri kovaladı ve ben haftalardır yazmamışım.
Bu bir ara kapatma yazısı oluyor yani, neler yaptım, nasıl geçti son üç hafta hepsine değineceğim inşallah.
Çok şükür sağlık sıhhat hepsi yerinde, acı-keder-sıkıntı yok.Allah kimseye vermesin zaten.

Aylardır gelmesi için dört gözle beklediğimiz tatil ne olduğunu anlayamadan geçti, allahtan ikinci hafta eşim de izin aldı da en azından onunla birlikte zaman geçirebildik.
Bu tatili Ezgi'ye ayırdık ama, artık onun zamanı.Hayırlı bir iş için geldiler, hayırlı işlere vesile oldu bu tatil yani.
İstemeydi, nişandı, iade-i ziyaretti derken zamanın nasıl geçtiği anlaşılmadı tabi.Hazırlıklar ve alışverişler - ki ben çoğunlukla dahil olamadım - derken geçti gitti her şey.
Annem düğün güzel ama kız evi olmak zor demişti ben evlenirken.Kız evi hep buruk olur birazcık derdi.Tabi gelin ben olduğum için hiç anlamamıştım ne demek istediğini.Şimdi çok iyi anladım annemin ne demek istediğini.Kardeşini evlendiren varsa o da çok iyi anlar ne demek istediğimi.
Her şey yolunda gitti, her şey çok güzeldi; güzel başladı güzel devam eder inşallah.Kızçemiz mutlu olsun da, tek dileğimiz bu.


Tatil bittikten sonra da okula devam aynen olduğu gibi.Toplantılar, sınavlar derken ilk haftayı da bitirdik.Yeni ders programları da verildi.Cumaları sekiz saat aralıksız dersim ve nöbetim var.İlk haftanın da etkisiyle cuma bitiktim bakalım sonunu nasıl getireceğiz.

Arada 14 Şubat'ı da atlattık.Çok da önemsemediğim bir gün açıkçası.Tamamen tüketimi arttırmak için yapılmış ticari hamlelerden biri.Yazık ki gereğinden fazla önemseniyor.Kırmızı kalp görmekten gına geldi resmen.Biz kutlamadık, evet dışarı yemeğe gittik ama kırmızı güllü loş bir mekana değil; pizzacıya gittik hatta.
Zaten reklamlardan bana gına geldi, heryerde pırlanta reklamı, ya sevgili deyince reklamcıların aklına sadece bayanlar geliyor çünkü, alıcısı fazla.Sevgililer günüyse kutlanacak olan erkekler ne?Onlar da sevgili, hani onların hediyeleri.Hiç gördünüz mü iki saat reklamı ya da erkek aksesuarı?Bayanlara tek taş satmak daha kolay çünkü, onlar hazır alıcılar.Belirli gün ve hafta olsa da hediye alsak diye bekliyoruz çünkü.Başka hiç bir özelliğimiz yok çünkü, oturur hediye bekleriz.Saçma.
Hediye falan da almadık işin doğrusu, her sene ne alınır ki zaten, özelliği kalmaz, ki bu işin doğum günleri, evlilik yıldönümleri falan da var.Ooooooo ölme eşeğim ölme.

Daha anlatacak çok şey var da, onlar da sırası gelince artık!

2 Şubat 2013 Cumartesi

Filmlerden

74.Dark Knight Rises:
Nolan'ın Batman serisinin son filmi...İzlememek olmazdı.Kadroyu da hikayeyi de biliyorsunuz.Zaten süper kahraman filmleri tamamen bir alışkanlık gerektiriyor, seviyorsanız ayıla bayıla izliyorsunuz.Biz sevenlerdeniz.Yine soluksuz izledik.Yine çok beğendik.


75.Ice Age 4 Continental Drift:

İce Age'le birlikte biz de büyüyoruz, serinin dördüncü filmi de ilk üçünü sevdiyseniz sizi mutlu edecek cinsten.Özellikle bu bölümde Sid'in ninesi olaya dahil oluyor, Peaches büyüyor, Diego aşık oluyor...İşte olaylar olaylar...Kesinlikle sıkmaz, bol keyif verir.


76.Snow White and The Huntsman:

 İtiraf edeyim Kristen Steward'ı sevmem, Twilight serisinden de hiç hazzetmem ama madem Ege izleyelim demiş hem Charlize de var diyerek başladık izlemeye.Başı sonu belli bir film sonuçta Pamuk Prenses'in hikayesi ama itiraf edeyim hiç sıkmıyor.2 saati aşan bir film için sıkılmadan izledik filmi.Ama bunda Charlize Theron'un etkisi yadsınamaz herhalde; üzüldük, acıdık kötü kalpli kraliçeye.
Özel efektleri çok iyi ama filmin.Charlize ablayı aldılar güzellikten çirkinliğe, iğrençlikten şahaneliğe olmadık şekillere soktular.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...