30 Ekim 2013 Çarşamba

Özo'nun Annelikle İmtihanı

Yalnızca yakın arkadaşlarım bana "Özo" der.
Yok yaaa, birden aklıma Yılan Hikayesi geldi de.
Neyse anacım çata pata küte edindiğim annelik statüsünde ağır aksak ilerlerken bir kaç birşeyler karalayayım istedim.
Bazen çok dolu oluyorum bu konuda acayip yazasım, içimi dökesim geliyor.Bazen de unutuyorum işte.

Kutsal annelik bağıyla....
Yok anam yok öyle başlamıycam yazıya.Öyle başlarsam romantik komedilerdekine benzeyecek yazı.Öyle değil ama işte.
Bizim fındık dünyanın en güzel şeyi.Resimlerine bakıyorum da o en çirkin, en kara kuru, en sarılıklı, en zayıf haliyle bile o günlerde benim gözüme dünyanın en güzel şeyi gibi geliyordu.Kargaya yavrusu kuzgun misali.Geçenlerde eski fotoğraflara bakarken Ege'yle ikimizin kafasına dank etti, yaa bizim kız ne kadar çirkinmiş doğduğunda. Artık his ve hormon yüklü gözler nasıl görüyor 10-15 günlük bebeyi siz düşünün.

İyi kötü kızçemle bir uyum tutturduk.Anlıyoruz birbirimizi, daha çok ben anlıyorum da o anlamamazlıktan geliyor.Olsun.Ama işte etraf var ya etraffff.

Mesela dayımlar bize geldiklerinde bebeği göstermemişiz.Annem diyor bunu.Evet, bebek odasındaydı ve uyuyordu.Uyandırayım mı miniği göstermek için.Odasına da ilk günlerde çok insan sokmamaya çalışıyorduk.Ne var bunda?

Çok öpmeyin, ellerinden öpmeyin dedikçe; kalabalık içersine çıkarmaya çekindikçe adımız pinpirikli oluyor.Yaaa biz bu hanıma kavuşuncaya kadar neler çektik, bir de hasta olursa evde bunun sıkıntısını biz çekicez, başını biz bekliycez geceleri.Elbette ki pinpirikli olurum, eğer adı buysa.

Bir de Ege de ben de kızı rahat ettirmeye çalışıyoruz.Genelde ne isterse onu yapıyoruz.Yani benim keyfim, ohhh ne ala gezerim demedim.Kız nerde uyursa uyusun demedim çoğu zaman.Ama annem sağolsun ne diyor: "E öyle alıştırdınız." Bunun nesi kötü.
Bir de "ağlasın ciğerleri açılır"cılar var.Yaaa niye ağlasın el kadar bebe.Açılmayıversin ciğerleri.Zaten dünyaya uyum sağlamaya çalışıyor yavrucak; bir de düzeni mi bozulsun,  kafası mı karışsın...

Ayrıca bizim kendi bilgili uykusu geldiyse hemen uyumak ister, uyuyamazsa dalamazsa yandık ki ne yandık.Çığlık çığlığa oluyoruz.Akşam 8 gibi de uykusu geliyor.Birçoklarına göre erken yatırıyormuşuz.Tamam geceleri kalkıyor 3-4 kez, evet çalşımaya başlayınca uykusuzluk beynime beynime vuracak ama ne yapayım. Mızmızlanıp 12 gibi uyuduğunda da sabahları erken kalkıyor cimcime, 12de yattım deyip sabah 10a kadar uyumuyor ki sıpa.6 dedin mi uyanıyor kaçta yatarsa yatsın.Hem okuduğum önemli kaynaklar diyor ki, büyüme için uyku çok öenemli, hatta büyüme hormonu en çok 20-24 arası salgılanıyormuş.Yani doğru yaptığımı düşünüyorum.Ama kimi görsem yanlış yaptığım düşüncesini içinde tutamıyor.

Oyyy oy, neysem işte misafir dalgası baya baya azaldı.Bu haftasonu dayızadem küçüğü evleniyor.Ege eğitime gidecek, kardeşim benle kalacak.Bugün raporla uğraştık, sonrasında ücretsiz izin için dilekçe verdik.En azından o iş biraz halloldu sayılır.

Ahvalim böyledir a dostlar.Görüşürüz.


Yazmayı bitirdim ama sonradan kafama dank etti, yarın 29 Ekim.Takvimlerden, tarihlerden pek bihaber olan ya da saatle günle pek işi olmayan bendenizi mazur görüverin.

Cumhuriyet bu milletin kendine yakışanı kendine layık olanı bulmasıdır. Mustafa Kemal Atatürk'e ve bu uğurda emek vermiş herkese ne kadar minnet duysak azdır.Gururla, saygıyla; başımız dik bugünlere geldik, nice 90. yıllara

12 Ekim 2013 Cumartesi

4. Ayımız

Kolay değil tabi, 4 ay geçmiş.
4 aydır annecilik oynuyorum.Yazın başında yaşadıklarımdan sonra bu günlere gelmemiz inanılmaz.Allah'ıma binlerce kez şükürler olsun.
Nerden başlayayım anlatmaya yine bilemiyorum.Tıkanıp kaldım.Oysa şaldur şuldur yazardım ben.Şimdi de o kadar çok şey yazmak istiyorum ki...Kelimeler yetmiyor bir türlü.

Evet 4. ayımız çok keyifli geçti.Artık kuzu bizi tanıyor, hatta yabancı gördüğünde bir iki ağlamışlığı bile var, bizi görür görmez sakinleşti hemen.Sabahları erken uyanıyor ya, bizim köfte bağırıyor resmen bizi çağırıyor.Gelip ona bakınca da bir cilveler bir gülüşler...Uyku muyku gözün görmüyor o saatte.
Uyku için sanırım kendi kendine uyumasını beklemek için biraz erken çünkü sallanmayınca uykuya dalamıyor, dalamayınca da basıyor feryadı figanı.Öyle ağlıyor ki mahvolur insan.Dudaklarını büke büke, gözlerinden yaş gele gele...Kurban olurum ben onun bir tanecik gözyaşına...


Bu ayki doktor kontrolünde 5280gr.ı gördük.Yavruş inşallah hızla yakalayacak yaşıtlarını en kısa zamanda.
Anne sütüne devam, doktorun deyimiyle gak deyince emziriyorum guk deyince emziriyorum.Zaten ben emzirmesem yavru önce parmaklarıyla başlıyor ama şimdilerde nerdeyse tüm elini yeme uğraşında.Sanırım emme güdüsünün tavan yaptığı zamanlardayız.Bizim kendibilgili emzik de kabul etmedi; her verdiğimde öğürüyordu resmen.Doktorumuz da verme taraftarı değil zaten.Aklını karıştırmayalım diyor.Eyvallah...

Bu haftalarda bir misafir akışı oldu bizim eve ve biz bu selden nasıl çıktık aklım hayalim almıyor.Annemler sağolsun.Anlımızın akıyla atlattık hepsini, tabii bir de mevlütümüzü bu arada yaptık.İlk başlarda yapmak istemedim malum sebeplerden dolayı, şimdi de kış bastırdı falan, aman daha da geç kalmayalımla araya sıkıştırdık.Ama iyi ki de yapmışız.Benim aklımda daha atraksiyonlu birbirşeyler yapmak vardı ama böyle de güzel oldu baya. Hem akrabaları ve komşuları da ağırlamış olduk.


Kış dedim de nasıl bastırdı birden soğuklar yaaa...

25 Eylül bizizm evlilik yıldönümüz.Her sene yemeğe çıkardık çıkmasına da bu sene Gülce sultanı rahat ettirmek adına pek dışarı çıkamıyoruz.Hatta ben tarihten bihaber yaşadığım için ayın 25i olduğunu bile unutmuşum.Kocacımın mesajıyla aklım başıma geldi.Neyse en azından incelik baki kalıyor adamcağızımda da akşamüstü işten eve elinde gülüyle geldi.Canımsın.

Şöyle bir günümü sizlere nakledeyim istiyorum.Güne erken başlıyoruz.5 de olabilir 6 da...Orası Gülce'ye bağlı.Emzirip altını değiştirip biraz da oyun oynuyoruz.Esnemeye göre de uyuturyoruz bu arada babamız da işe gidiyor.En geç 10 gibi tekrar uyanıyor.Aynı menüyü yine uyguluyoruz.Sultan uyur uyumaz da önce annenin uyku ihtiyacını karşılıyoruz.Sonra karın doyurma geliyor ki, neyi nasıl yediğimi bilemiyorum."Boğazımdan birşey geçsin " en sevdiklerimden, bolca yiyorum, hazırlaması da çok kolay:)))
Öğleden sonraki uyku aralarında - ki bu aralar 1 saati geçmiyor- çamaşır bulaşık ve babamızın akşam yiyeceğiyle ilgileniyoruz.Uyanıkken mümkün değil yanından ayrılamıyorum.Muhakkak beni görecek.Türlü oyunlarla ( takip oyunu, bumbumbum oyunu, elleri döndürmece felan) annenin eşsiz sesiyle icra ettiği yine bestesi ve güftesi anneye ait olan sanat eserleriyle yayınımıza devam ediyoruz.Etmek zorundayız zaten. Baba işten geldiğinde de anne uzatmaları oynuyor.Genellikle yıkayıp uyku moduna giriyoruz.Sultanımız uyuduktan sonra da anneye azıcık nefes aldırıyoruz.Azıcık televizyon, belki biraz internet, bol bol ayak uzatma...
Ev işleri ileri bir tarihe kadar ertelendi zaten, bir ablamız var o  geliyor, pir-i pak edip gidiyor evi yoksa annenin işi değil her şeye yetmek yetebilmek.Ama ev dediğin kirlenir biliyorum da bu kadar hızlı kirlenmese daha iyi olacak.

Bir de maddeli çalışalım biraz da:
★Komşularınızı iyi seçin. Mümkünse kapıyı ÇATT diye kapatmayanlarından oolsun.Bebeniz hönk diye uyanmasın.
★Dört aylık bebenim bile telefona gösterdiği tepki inanılmaz. Hakikaten teknolojiyle doğuyor bunlar.
★Televizyon yasssak hemşerim uasssak.Hatta iki yaşına kadar bebe kanalları, müzik kanalları ve reklamlar iki kez yasssak.
★Gelen kıyafetlerin birçoğu hediye edilmek üzere ayrıldı.Beğendiklerim yıkandı.
★Kıyafet ütülemek ne kadar zevkliymiş bro :-D
★Alsam alsam bebeme ne alsam nokta kom.
★Bu ay içinde Gülce'yi annemlere bırakıp yemeğe çıktık.Döndüğümüzde bir azar işittik kızdan sormayın.Hem emdi hem de söylendi homur homur homutdandı.
★Mevlite kıyafet alamadım derken kıyafet hediye geldi.Şanslı kız.
★Gaz sıkıntısı bitiyormuş gerçekten. Pırtlıyorum pırtlıyorum ohhhh rahatlıyorum durumundayız.
★Okula gidip ücretsiz izne ayrılma zamanı...Özlemiş de olabilirim ortamı
★Kolum ve boynum tutuk,  sol kolumda sivilceler çıkıyor ve yayılıyor anne de pert.Babayı söylemiyoruz bile
★Bir gülüşü var ki herşeye bedel
★Kurban Bayramı ve bayramlıklarımız hazır, el öpmeye gidicez.
★Bez indirimini takipteyiz. Prima premium care sıvı göstergeli
★Kantaron yağının hastasıyız yumuşacık totomuzu ona borçluyuz.
★Annelerimiz sağolsunlar çağırınca sıkışınca gelsinler.

Haydi bana eyvallah. Yakında görüşürüzzzz.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...